Hastalıklar

Obsesif Kompülsif Bozukluk Belirtileri Nelerdir?

Obsesif kompülsif bozukluk kişilerin takıntılı düşüncelere sahip olması anlamına gelmektedir. Obsesif kompülsif bozukluk belirtisi başında simetri, düzen, kusursuzluk dürtüsü, aşırı kuşku, sürekli güven ihtiyacı duyma ve hata yapmaktan korkmak gelir. Her insanda biraz endişe, takıntı ve evham olması normal karşılanmaktadır. Ancak OKB hastalarında endişe, takıntı ve evham düzeyi çok yüksektir. Takıntılı kişilerin günlük yaşantılarını etkiler.

Kişilerin yaşamsal aktiviteleri bile sekteye uğrar. Hastalığın  takıntılı düşünceleri ve yineleyici zihinsel eylemleri bulunmaktadır. Buna obsesyon adı verilmektedir. Obsesyon kişinin aklından uzaklaştıramadığı düşünce ve fikirler olarak tanımlanmaktadır. Bu düşünceler kişiye kendi isteğinin dışında gelmektedir. Bu düşüncüler kişinin kendisi tarafından da mantık dışı olarak değerlendirilmesine rağmen yine de durdurulamaz. Düşünceler nedeniyle kişi yoğun bir huzursuzluk ve sıkıntı yaşar. OKB hastalığının toplumda görülme sıklığı her 100 kişiden 2’dir. 

Obsesif Kompülsif Bozukluk Belirtileri

Obsesif kompülsif bozuklukta görülen davranışlardan en yaygın olanları şu şekilde sıralanabilir:

  • Pislik ya da mikrop bulaşmasından korkma, 
  • Başkasına zarar vermekten korkma, 
  • Hata yapmaktan korkma, 
  • Sosyal açıdan kabul edilemez bir davranışta bulunmaktan korkma, 
  • Rezil olmaktan korkma, 
  • Günahkar düşünmekten korkma, 
  • Düzen, simetri ve kusursuzluk dürtüsü, 
  • Sürekli güven ihtiyacı, 
  • Aşırı kuşku duyma hastalığın obsesyon kısmını oluşturmaktadır. 

Obsesif kompülsif bozukluk hastalığında kompülsiyon belirtileri ise şu şekilde sıralanabilir:

  • Tekrar tekrar elleri yıkama, 
  • Sürekli duş alma, 
  • El sıkışmamak, 
  • Kapı tokmağı ellememek, 
  • Belirli cümleleri, duaları sürekli tekrar etmek, 
  • Değeri olmayan nesnelerin toplanması, 
  • Günlük rutin işleri yaparken içinden sürekli sayı sayma isteği gelmesi, 
  • Yemekleri belli bir sırayla tüketme, 
  • Rahatsızlık veren belli kelimelere ve düşüncelere takılma, 
  • Yapılacak işleri belli bir sıraya sokarak yapmak, 
  • Elektrik, ütü, kilit, ocak gibi nesneleri sürekli yeniden kontrol etmek. 

Obsesif Kompülsif Bozukluk Neden Olur?

Obsesif kompülsif bozukluk meydana gelme nedenleri tam olarak bilinmiyor. Hastalığın meydana gelmesinde evresel ve biyolojik nedenlerin etkili olduğu biliniyor. Kişiler eğer sosyal ve aile çevresinde yoğun stres altında kaldıysa, bu hastalık gelişebiliyor. Kişide var olan hastalıklar, hafif semptomlar ile seyrederken, çevresel faktörlerin etkisiyle hastalığın semptomlarında artış olabilir. Kişinin yaşamında köklü değişimlerin olması, cinsel taciz, taşınma, çocuk sahibi olma gibi nedenler obsesif kompülsif nedenleri arasında yer alır.

İnsan ilişkilerinde yaşanan travmalar, okul ve iş hayatında meydana gelen problemler, kişinin sevdiği birini yitirmesi de bu hastalığın meydana gelmesinde rol oynayan çevresel faktörler arasında yer alır. Hastalık biyolojik nedenlerden dolayı da ortaya çıkabilir. Beynin yapısı oldukça karmaşıktır. Beyin fonksiyonlarının yerine getirilmesi için nöron adı verilen sinir hücreleri gereklidir. Seratonin seviyesinde düşmeler obsesif kompülsif bozukluğun gelişimine neden olur. Beyinde seratonin dengesizliği farklı hastalıkların meydana gelmesine de yol açar. 

Obsesif Kompülsif Bozukluk Hastalığında Bilişsel Davranış Terapisi

Obsesif kompülsif bozuklukta bilişsel davranış terapisi kişilerin korkularıyla yüzleşmesini sağlar. Hastalar bu tedavi yöntemi sayesinde endişelerinden kurtulabilirler. Hastalar abartılmış düşüncelerinden uzaklaşırlar ve gerçek algısına yakınlaştırılırlar. Tedavinin başarılı olması için erken teşhis konması gerekir. İlaç tedavisi ile birlikte bilişsel davranış terapisi yapılması gerekir. Hastalığa teşhis konması için herhangi bir laboratuvar testi yapılması gerekmez. Hastalık teşhisi için uzman psikiyatristin hastayı incelemesi ve belirtileri değerlendirmesi yeterli olur. İlaç tedavisinde anti depresan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar beyinde seratonin miktarını dengeler. En yaygın kullanılan ilaç türüdür. İlaç ve bilişsel terapi için cevap vermeyen hastalarda farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir. Beyin cerrahisi ya da elektrotlar yardımı ile şok uygulaması yapılır. Nöbet sonrasında beyinde hormon salınımı artar. Düzenli tedavi yapılması halinde kişi eski hayatına dönebilir. 

Obsesif Kompülsif Bozukluk Görülme Sıklığı Ne Kadardır?

Obsesif kompülsif bozukluk görülme sıklığı her 100 kişiden 2’sinde olarak açıklanmıştır. OKB önceleri nadir görülen hastalıklar arasında yer almaktaydı. Ancak son yıllarda OKB vakalarının sayısı artmıştır. Hastalık genellikle ergenlik döneminde ve 20’li 30’lu yaşların başında başlıyor. Ancak okul öncesi çağlarda bile çocuklarda görülebiliyor. Erkeklerde hastalığın daha erken yaşlarda başladığı biliniyor. Ancak hastalık kadınlarda daha sık görülüyor. Obsesyon ve kompülsiyon belirtileri toplumdan topluma hatta kültürden kültüre değişkenlik gösterebiliyor. Genellikle hastalar giysilerinde kir, toz, zehir, idrar ya da diğer beden salgıları olduğunu düşünüyorlar. Bunlardan kurtulmak için takıntılar meydana geliyor. Temizlik OKB’si sık görülmekle birlikte farklı hastalık türleri de bulunmaktadır. 

Kuşku Obsesif Kompülsif Bozukluğu Nedir?

Kuşku obsesif kompülsif bozuklukta kişi aletlerin fişe takılı kaldığından, kilit gibi nesnelerin açılmış olduğundan, gazın açık kaldığından vs. kuşku duyar. Emin olmak için kişi sürekli tekrar tekrar kontrol yapar. Kişinin hayatı bu kuşku ve kontroller nedeniyle kısıtlı bir hal alır. Kişi başkalarına zarar vereceğini ve elinde olmadan saldırgan davranışlarda bulunabileceğini düşünebilir. Bu düşünceler hastaya geldiğinde sıkıntı verir ve düşüncelerden kurtulmak çok zordur.

Hastalarda cinsel içerikli obsesyonlar da olabilir. Kişi toplumdaki yerine, yaşına, kendine hiç yakıştırmadığı obsesyonların içinde kendini bulabilir. Din içerikli obsesyonlar da bulunmaktadır. Genellikle din inançları yoğun olan toplum kesimlerinde bu takıntılar görülmektedir. Bu obsesyon türünde kişi kendini inançlarının tam karşıt biçimde davrandığını görür. Simetri ve düzen obsesyonlarında kişinin bütün yaşamı bunun üzerine kurulur. Düzenlilik ve simetri gereksinimi hakimdir. Bir şeyin yamuk olduğunu gören hasta rahat edemez ve onu mutlaka düzeltmek ister. 

Diğer Obsesif Kompülsif Bozukluk Türleri Nelerdir?

Obsesif kompülsif bozukluğun diğer türleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Dokunma obsesyonunda hasta belirli davranışları yapmadan önce bir eşyaya dokunma gereği hissederler. 
  • Sayma obsesyonunda hastalar günlük aktiviteleri belli bir sayıya kadar sayarak yaparlar. Bunu yapmadıkları zaman işlerinin asla düzgün gitmeyeceğini düşünürler. 
  • Biriktirme ve saklama obsesyonları en çok karşılaşılanlar arasında yer alır. Kişi ileride gerekli olabilir düşüncesine sahip olduğundan eşyaları biriktirir ve saklar. 
  • Obsesyon hastasında kişi bazı davranışları, inanışları, renkleri uğurlu ya da uğursuz sanabilir. Bu kişilerde batıl inançlar olabilir. Merdiven altından geçmek, çocukların üzerinden atlayıp geçmemek, evden hep sağ ayakla çıkmak, yatağın sol tarafından kalmamak gibi düşüncelerin doğru olduğunu düşünebilirler. 

Her Takıntılı Düşünce Obsesif Kompülsif Bozukluk Olduğu Anlamına mı Gelir?

Her Takıntı Obsesif Kompülsif Bozukluk Mudur?
Her Takıntı Obsesif Kompülsif Bozukluk Mudur?

Takıntılı her düşünce Obsesif kompülsif bozukluk anlamına gelmez. Elbette temiz, düzenli olmak ve güvenlik açısından ocak altını vs. kontrol etmek zararlı değildir. Ancak bunların ne düzeyde olduğu önemlidir. Kişinin hayatı bu düşünceler nedeniyle kısıtlanıyorsa bu durumda hastalıktan söz edilebilir. Bir ev kadınını ele alalım. Ev kadını için evin temiz olması iyidir. Ancak ev kadını eğer sürekli her dakika temizlik yapıyorsa bu durum hastalığa işaret eder. Sırf evde temizlik yaptığı için başka bir şeye vakit ayıramaya başlayan bir kadının sağlıklı düşünce ve davranışlardan uzaklaştığını ve obsesif kompülsif bozukluk hastalığına yakalandığını söyleyebiliriz. Ne var ki teşhis konulması için mutlaka uzman bir psikiyatristin hastayı incelemesi ve değerlendirmesi gerekir. Erken tanı konması tedaviden başarı elde edilmesi açısında önem taşır. 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu